Hakkari’nin tiyatrocu yıldızları…

Hakkari’nin tiyatrocu yıldızları

Gülben Ergen geçtiğimiz haftalarda Hakkari’ye gitti ve şehrin tek tiyatro topluluğu olan Hakkari Genç Gönüllüler Derneği üyeleri ile bir araya geldi, zor şartlarda her sene 10 oyun sahneleyen gençlerin hikayesini dinledi.

Gülben Ergen Fotoğraflar: Murat ŞAKA
02 Mayıs 2017 – 15:09:00
Hakkari’nin tiyatrocu yıldızları

Hakkari’de bir grup genç… Enerji ve neşe fışkırıyor her birinden. Yılmaz Erdoğan da aynı topraklarda doğmadı mı? Çok zor yollardan ve yıllardan geçip sinemaya, tiyatroya ismini kazımadı mı?
Umut var… Gülüyor, güldürüyorlar yaşadıkları şehrin tüm acılarına ve yokluklarına rağmen… Hepsi birer cevher.
“Bir dizi teklifi gelse gider misiniz İstanbul’a” diyorum
“Gideriz tabii, işimiz bu” cevabını veriyorlar. “Anne, babalar onay veriyor mu?” diye soruyorum
“Elbette, bizim işimiz bu” cevabını veriyorlar. Keşfedilmeyi bekleyen bu şahane gençler gerçekten çok özeller ve her biri birer ışık parçası…

◊ Hepiniz Hakkari’de tiyatroya gönül vermiş arkadaşlarsınız. Neler yapıyorsunuz? Kaç senedir tiyatro ile ilgileniyorsunuz?
– Süleyman Seven: 16 yıldır tiyatro ile ilgileniyorum. Arkadaşlarla birlikte “Hakkari Genç Gönüller Derneği” adında bir dernek kurduk. Şu anda derneğin başkanlığını yapıyorum. Üniversite mezunuyum. Uzun süredir de Hakkari’de sahneye oyunlar koyuyoruz.
– Muzaffer Sayın: Ben araç muayene teknisyeniyim. 1999 yılından beri tiyatroya gönül verdim. 1999 yılında Metin Keçeci ile başladım tiyatroya. O şu anda BKM sanatçısı. Ben hâlâ burada duruyorum. O zamanlar buradan çıkmak istemedim. Hakkari halkına bir şeyler yapmak istedim. İyi bir ekip kurduk. Güzel oyunlarımız var. Ama desteği olmayan bir ekibiz.
– Benazir Taş: Ben tiyatroya diğer arkadaşlara göre daha yeni başladım. Lise son sınıf öğrencisiyim. Tiyatrodan çok keyif alıyorum. Tiyatroyla Hakkari’de güzel şeylerin olduğunu insanlara anlatmak istiyoruz.
◊ Sizin aileleriniz Hakkari’de tiyatro görmüşler mi? Onların zamanında var mıymış?
– Benazir Taş: Hiç görmemişler. Yeni yeni görmeye başlıyorlar.
– Süleyman Seven: Keşke öyle bir şey duysaydık. Ailelerimizin öyle bir şansı olmamış. Şimdi bizim sayemizde onlar da tiyatroyla tanıştı.
◊ Birçoğunuzun farklı mesleği var. Yazan, yöneten, oynayan hatta ışığı da ayarlayan sizler misiniz?
– Muzaffer Sayın: Her şeyimizi birlikte yapıyoruz. Buradaki salonun imkanları çok iyi olmasa da elimizden geleni yapıyoruz.
– Süleyman Seven: Hem kendi yazdığımız hem de çeşitli yazarların oyunlarını oynuyoruz. Görev dağılımı yapıyoruz. Tüm ekip her işe koşuyoruz.
◊ Giderleri kendi cebinizden mi karşılıyorsunuz?
– Süleyman Seven: Elimiz hep cebimizde. Derneği kurarken hepimiz cep telefonlarımızı sattık ve çalışma yapabileceğimiz ufak bir yer kiraladık. O günden beri de kendi çabalarımızla tiyatromuzu yaşatmaya çalışıyoruz.
20 YILDIR
BİLETİMİZ 10 LİRA

◊ Şu anda bulunduğumuz bu 300 kişilik salon her seferinde doluyor mu? Burası nereye ait?
– Muzaffer Sayın: Bu salon Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait. Oyunlarımızı burada oynuyoruz. Provalarımızı genellikle kendi derneğimizle yapıyoruz. Salon her oyunumuzda doluyor. Hatta ayakta kalan çok seyirci oluyor. O yüzden bazı günler 3 seans oyun oynuyoruz. Elimizde görüntüleri de var.
◊ Biletleriniz ne kadar?
– Süleyman Seven: Şu anda 10 lira.
– Muzaffer Sayın: 20 yıldır 10 lira. Hiç değişmedi. 1997’de Yılmaz Erdoğan Hakkari’ye gelmişti. Bileti 5 liraydı. O zaman için büyük paraydı. 2017’de fiyatımız 10 lira.
– Süleyman Seven: Yılmaz Erdoğan’ın bir kere daha gelmesini bekliyoruz ki fiyatımızı yükseltelim.
◊ Güldür Güldür Show’u ya da geçmişte Çok Güzel Hareketler Bunlar’ı gördüğünüz zaman ne hissediyorsunuz?
– Muzaffer Sayın: İmrenerek bakıyorum. Zaman zaman “Keşke orada olsaydım” dediğim oluyor.
– Süleyman Seven: Özellikle Güldür Güldür’ü izlerken “Ben daha iyi espri yapardım” diyorum.
– Benazir Taş: Benim içimden her izlediğimde “Bizi de keşfetseler ne güzel olurdu” diye geçiyor.
◊ Siz de iyi bir iş çıkarıp adınızı duyurabilirsiniz. Var mı üzerinde çalıştığınız bir oyun ya da bir proje?
– Süleyman Seven: Bize fırsat verilirse çok şey yaparız. Biz doğuştan tiyatrocuyuz.
Çok iyi bir ekibimiz, kendi internet sitemiz var. Adı www.gencgonullulerdernegi.org.tr, sürekli sitemizde paylaşımlar yapıyoruz.
◊ Sosyal medyayı aktif olarak kullanıyor musunuz? Orası sesinizi duyurmak için çok etkili bir platform…
– Süleyman Seven: Şu ana kadar paylaştığımız videoları çok iyi duyuramadık.
Sosyal medya için özel bir şey yapmak istiyoruz. Oradan belki bizi keşfeden biri olur.

TÜRKiYE’DE TANINMASAK DA HAKKARi’DE ÜNLÜYÜZ

◊ Hakkari halkının size tepkisi nasıl?
– Süleyman Seven: Caddede gezerken bizi artık tanıyorlar. “Tiyatrocu gençler” diye arkamızdan sesleniyorlar. Bazen oyundaki repliklerimizi söylüyorlar. Türkiye’de tanınmasak da Hakkari’de ünlüyüz.
– Muzaffer Sayın: Bir oyunda rolüm gereği tersten konuşuyorum. Araç muayene istasyonunda çalışıyorum. Bir adam arabasını muayeneye getirdi. Beni görünce tersten konuşmaya başladı. Oyunu izlemiş oradan aklında kalmışım.
◊ Tiyatrodan para kazanmak sadece televizyona çıkınca mı mümkün sizce?
– Pervin Tarhan: Bence hayır. Çok iyi bir oyun sahneye koyup dışarıdan da ilgi çekmeyi başarırsak o zaman hem keşfediliriz hem de para kazanabiliriz diye düşünüyorum.
– Samet Taş: İsmimiz duyulursa insanlar merak edip gelir. Hatta bilet satmamıza bile gerek kalmayabilir.

Hakkari’nin tiyatrocu yıldızları

ESKİDEN KADIN OYUNCU BULAMAZDIK

◊ Kurulduğunuzdan bu yana kaç oyun sahneye koydunuz?
– Süleyman Seven: Bir senede ayrı ayrı 10 oyun oynuyoruz. Bir oyunu en fazla iki kez oynuyoruz. Seyirci kitlemiz az olduğu için devamlı aynı şeyi oynarsak sıkılırlar. Sık sık değiştiriyoruz o yüzden. Sürekli komedi oyunları istiyor seyirci. Düşündüren bir oyun koyduğumuzda “Ne yapıyorsunuz, bizi güldürün, o yüzden geldik” diyorlar.
◊ Mesela Van size yakın. Oralardan size gelen oyuncular ya da oyunlar oluyor mu?
– Süleyman Seven: Geçen ay davet ettik. Ama “Orası terör bölgesi, gelemeyiz” dediler. Van da halbuki bizim gibi.
– Muzaffer Şahin: Konya ve Ankara Devlet Tiyatrosu geldi. Hâlâ oradaki arkadaşlarımızla paslaşıyoruz.
◊ Bir anda keşfedilseniz ve İstanbul’dan teklif alsanız hemen gider misiniz? Aileleriniz izin verir mi?
– Muzaffer Sayın: Koşarak gideriz.
– Pervin Tarhan: Ailelerimiz destek vermese zaten buraya da gelemeyiz. Hepimizin ailesi destek veriyor. Ben de teklif gelse hemen giderim.
– Dilan İrdem: Babamın bana “Sizin arkanızda kimse yok, tiyatro ile zaman kaybetme” dediğini çok kez duydum. Ama babama bu işi çok sevdiğimi, kimse bizi keşfetmese bile kendi ilimizde bir farklılık yarattığımızı söyledim. Keşfedilmesek bile siz buraya geldiniz ve ben kendi adıma kendimi çok değerli hissettim. Bence önemli olan bu. İlk defa böyle bir şey oldu.
– Samet Taş: Benim valizimi annem hazırlar. Ailelerimiz bize güveniyor.
– Muzaffer Sayın: Biz eskiden kadın oyuncu bulamazdık. Kendimiz kadın rollerinde oynardık. Şimdi kapısını çalsak “Neden olmasın” diyor. Burası küçük bir yer herkes birbirini tanıyor. Yıllar içinde çok şey değişti. Artık tiyatromuzda erkek oyuncu kadar kadın oyuncu var. O yüzden ailevi konular bizi fazla zorlamıyor.

Hakkari’nin tiyatrocu yıldızları

KOSTÜMLERiMiZi EVDEN AYARLIYORUZ

◊ Ekibiniz kaç kişi?
– Süleyman Seven: Kendi içimizde iki farklı grubumuz var. Biri Genç Gönüller Tiyatro Grubu diğeri ise Grup Mizah. Ortak çalışıyoruz. Grup Mizah’taki arkadaşların çoğu konservatuvara hazırlanıyorlar. Bilet gelirlerini konservatuvara hazırlanan arkadaşlar için harcıyorlar. İki grubun sayısı toplam 120 civarında.
◊ Kostüm, makyaj ya da müzik konularda size yardımda bulunan kişiler ya da kuruluşlar var mı?
– Süleyman Seven: Kostümlerimizi çoğu zaman evden ayarlıyoruz. Ancak bazı kostümleri diktirmemiz gerekebiliyor. Tanıdık bir terzimiz var. Bizim durumumuzu bildiği için fazla ücret almıyor. Zaten bilet gelirimizin yüzde 80’i kostüm, makyaj, yemek gibi masraflarımıza gidiyor. Sahne perdesini bile biz yaptık.
◊ Tiyatronuza yardım etmek isteyen biri çıksa ondan ne talep edersiniz?
– Muzaffer Sayın: Elimizde bir oyunumuz var. Onu İstanbul’da oynamaya niyetlendik ama imkanımız olmadığı için götüremedik. İstanbul’da sahne almak istiyoruz. Bize bir salon verirlerse oyunumuzu orada oynayabiliriz. İstanbul bize gelmiyorsa biz ona gidelim. Bir de ben Yılmaz Erdoğan’ın burada bir kültür merkezi açmasını çok isterim. Keşke öyle bir şey yapsa ve bizlere katkı sağlasa.
– Süleyman Seven: Kostüm, ışık ve dekorda çok fazla sıkıntı yaşıyoruz. Şu anda bunlara çok ihtiyacımız var. Kumaş bile yollasalar çok işimize yarar.
– Muzaffer Sayın: 2005 yılında Ankara Devlet Tiyatrosu’na başvurduk. Bizzat ben Ankara’ya gittim. Bize kostüm ve dekor malzemeleri gönderdiler. Eski sinema salonu vardı, malzemelerimizi orada saklıyorduk. Fakat orası ateşe verildi ve gelen tüm malzemeler yandı. Hiçbir şeyi kurtaramadık.

KOMEDi GENLERiMiZDE VAR

◊ Burada yaşamak sizce dezavantaj mı?
– Melisa Taş: Bence sadece bulunduğumuz konum itibariyle dezavantaj. Bulunduğumuz yer küçük, gelişmemiş, iki dağ arasında kalmış da olsa burayı seviyoruz. Batı’ya giden arkadaşlarımız var. Onlarla konuştuğumuzda hepsi Hakkari’yi aradıklarını söylüyor. Tek problemimiz, yaptığımız işi burada geliştiremiyor olmamız. Çünkü imkanlarımız kısıtlı.
– Diyar Yalçın: Van’a gidip bir oyun oynamak için bile az miktarda da olsa bütçeye ihtiyacımız var. Bizim için dezavantaj olan şey bütçemizin olmaması.
◊ Hakkari’den çok sayıda sanatçı çıktı. Sizce nedeni nedir?
– Oktay Kaya: Burada etkinlik olmadığı için tiyatro cazip geliyor. Bir de kendi içimizde şakalaşma ve doğal komedi unsurları çok fazla.
– Muzaffer Şahin: Genlerimizde komedi var. Mesela Ersin Korkut bir ıslık çalıyor büyük beğeni alıyor. Bu bir yetenektir. Batı’dakilerin farklı sosyal şansları var. Bizim burada öyle bir şansımız olmadığı için tiyatroya yöneldik.
– Süleyman Seven: Biz zamanında ölmüş bir adamın arkasından yazılan şarkıda oyun oynayan insanlarız. Bence bu doğuştan gelen bir şey.

Hakkari’nin tiyatrocu yıldızları

2017 YILINDA SiNEMA AÇILDI AMA SADECE RECEP iVEDiK OYNUYOR

◊ Sosyal açıdan tiyatro dışında neler yapıyorsunuz?
– Mazlum Tekçe: Kışın tek sosyal aktivitemiz kayak. 4 sene önce kayak merkezi açıldı. Son 4 yıl içinde binlerce Hakkarili, kayak yapmayı öğrendi.
– Dilan İrden: İlkbaharda örtümüzü, yiyeceklerimizi alır Zap Suyu’nun kenarına gider piknik yaparız.
– Muzaffer Sayın: Sinema bir ay önce açıldı. Ancak 1 aydır maalesef sadece “Recep İvedik” oynuyor. Filmi ezberledik. İmkan sunsalar burada “Recep İvedik”i oynarız. Tüm repliklerini ezbere biliyoruz.
◊ Televizyonda neler izliyorsunuz? Hangi oyuncuları beğeniyorsunuz?
– Samet Taş: “İçerde” dizisi favorim. Her pazartesi mutlaka izlerim. Çağatay Ulusoy ve Aras Bulut İynemli çok iyi.
-Kadir Sayın: “Poyraz Karayel”i çok beğeniyordum ama yayından kaldırdılar. İyi olmadı. İlker Kaleli ve Burçin Terzioğlu çok güzel oynuyordu.
– Muzaffer Sayın: “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz”ın bence konusu ve kadrosu çok iyi. Grubun içinde mafya dizilerini seyreden bir ben varım.

HÜRRİYET

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: